Merak Edilenler

EDGAR DEGAS VE AVRUPA REKORU KIRAN KÜÇÜK DANSÇI

1881 yılında sergilendiğinde tüm eleştirileri üzerine toplayan, daha sonraki yıllarda ise çocuk kültür pazarını derinden etkileyen bal mumundan bir heykel…Evet bahsedeceğimiz heykel Edgar Degas’nın ” Küçük Dansçı” isimli ölümsüz eseridir.

Gizemi hala çözülemeyen bu heykel bize neyi anlatıyor?Göründüğü gibi bir balerin mi yoksa bir suçlu mu? Yoksa hepsinin aksine çocuk tacizi kurbanı olan zavallı bir kız mı?Peki heykele modellik yapan bu kız ve Edgar Degas kimdir?

Edgar Degas, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak yaşamını Paris’te geçirdi.Eski eserleri dikkatlice inceliyor, o eserlerdeki bilindik temalar yerine sıradan hayatları resmederek modern dünyanın ressamı olma hayalini kuruyordu.Bu sebeple Paris’in tüm manzaralarını tuvaline yansıttı.Kilise yada şapellerde yer alan tarihi ve dini konulu resimlerin aksine kahve içen kadınlar,yarış atlarını izleyen insanlar,çamaşır yıkayan işçi sınıfından kadınları resmetti.2000’i aşkın esere imza atan Degas’nın eserlerin yarısında konu olarak balerinleri kullanmış olması tesadüf değildi.Ona göre Paris Opera Binası tam istediği manzaraların kaynağıydı.Balerinleri yakından izliyor,onları dans ederken,hazırlık yaparken ve bazen en sıradan hallerde sırtlarını kaşır yada çoraplarını düzeltirken resmediyordu.

Paris Opera Binası o dönemde alt tabaka ile üst tabakadan insanların biraraya geldikleri nadir yerlerden biriydi.Bu sebeple entrika ve dedikodulara açık bir yer haline gelmişti.Opera Binası ayrıyeten bale okulu olarak kullanılıyordu.O yıllarda 10 yaşına girmiş her kız bu okula kayıt olup bale eğitimi alabiliyordu.Bu kızlar genellikle fakir ailelerin soylu olmayan kızlarından oluşuyordu.Bu küçük kızlar okula geldikleri an bir parça yemek bulmak için oradan oraya koştururlardı.Bu sebeple kızlara ” küçük fareler ” lakabı takılmıştı.Küçük fare denilen öğrenciler ile sokaklarda da karşılaşmak mümkündü.işte Edgar Degas’nın ünlü eserine modellik yapan küçük dansçı da ressamın karşısına böyle çıkmıştı.Ressamın not defterindeki ” Bulvar klişeden Van Goethemler ” onun ilk kaydı olarak karşımıza çıkmakta.

Van Goethem ailesi fakir bir aileydi.Baba terzi anne ise çamaşırhanelerde çalışan bir işçiydi.Ailenin üç kızı vardı ve hepsi Paris Opera Binası’ndaki bale okuluna kayıtlıydılar.

Degas, 1789 yılında sanat akımında tüm sanat yorumlarına meydan okuyacak realist bir eser için çalışmaya başladığında kendisine bir model arıyordu.Heykeli için yaptığı eskizlerin birine ” 36 Rue de Lorette Marie ” notunu iliştirmişti.Bu not bize heykele kimin modellik yaptığını belli etmektedir.

Marie, Van Goethem ailesinin üç kızlarından ortanca olanıydı.Degas, eseri için çalışmaya başladığında Marie henüz 14 yaşındaydı.Daha önce hiç heykel yapmamış olan Degas’nın ölümsüz eserine model olmuştu.Cılız yapısı ile ressamın aradığı özelliklere sahipti.

Degas,stüdyosunda saatlerce Marie ile çalışmış ve küçük kızı her açıdan gözlemlemişti.Marie’yi tam 17 açıdan resmetmiş olan Degas bu çizimleri önce kıyafetli sonra çıplak olarak çizmişti.Sonra ” Küçük Dansçı” isimli heykelini  balenin 5 temel pozisyonu arasından 4. pozisyonda dururken yapmaya karar verdi.Bu pozu 6 yıl önce yaptığı ” Sahne Provası ” isimli tabloda kullansa da heykelinde bu pozisyona can verecek ve ona gerçek bale elbiseleri giydirecekti.

Degas, 1881 yılında eseri tamamlayıp sergilediğinde Paris halkı esere bir heykel olarak değil ahlakı bozuk bir kız olarak bakarlar.Bu heykel sanatseverlerin düşünmekten hoşlanmadıkları duyguları ifşa ediyordu.Çünkü o yıllarda Paris’te balerin kızların okula gelen soylu erkeklerle ahlak dışı ilişkiler yaşadıkları yaygın bir dedikoduydu.Soylu beyler ve burjuva sınıfı erkekler bale gösterileri için sezonluk bilet alırlardı.Bu erkeklerin hepsinin özel locaları vardı.Bu beyler gösterilerden sonra Le Foyer de la Danse isimli salonda balerin kızlarla tanışma şansına eriyorlardı.Salon bu amaçla kullanılıyordu.Salonda bu beylerden birinin eşi yada aile fertlerinden biriyle veyahut erkek bir dansçıyla karşılaşma şansınız yoktu.Edgar Degas, resimlerinde erkek dansçıları hiç kullanmamış olsa da birçok resminde silindir şapkalı bu soylu beyleri resmetmiştir.

 

 

 

Fakir kızların zengin erkeklerle tanışıp onlardan destek görme şansına ermeleri sebebiyle bale okuluna farklı niyette birçok kız kayıt olmuştur.Marie’nin ablası Antoinette de bu kızlardan biriydi.Antoinette,dönemin meşhur kulüplerinden biri olan Karakedi isimli kulüpte bir adamla eğlenirken adamın 700 Frank parasını çaldığı için tutuklanmıştır.O yıllara ait okul kayıtlarına bakıldığında Marie’nin abladının işini devraldığı düşünülüyor.Çünkü sürekli okula geç kaldığı için para kesintisi yapılmış ve son olarak isminin yanına “Kovuldu” notu düşülmüştür.Bu yazı Marie hakkında yazılı son kesin bilgidir.Sonraki yıllarda ismi ahlaksız işler yaptığına dair bazı gazete haberlerinde yer almış olsa da Marie hakkında çok bilgi yoktur.Marie ve Antoinette’in makus kaderine karşılık küçük kız kardeşleri Charrlotte ise bale okuluna devam etmiş ve bu okulda profesör olmuştur.

Edgar Degas,yaşamının sonuna kadar “Küçük Dansçı ” isimli balmumu heykeli yanından ayırmadı.Onu ölünceye dek stüdyosunda sakladı.Heykelin bronz kopyalarının yapılmadına da izin vermedi.Ölümünün ardından bir ay geçmişken vasileri heykelin bronz dökümlerinin yapılması için bir anlaşma imzaladılar.Bugün birçok müzede sergilenen 28 adet bronz döküm heykel, bize Degas’nın küçük dansçısını görme şansını veriyor.Eleştirmenler bu 28 heykelin aslı gibi kusursuz olmadığını savunmaktadırlar.Orijinal balmumu heykel ise açık artırmada satışa sunulduğunda bir heykele ödenen en yüksek ücret olarak Avrupa rekoru kırmıştır.

Edgar Degas’nın küçük dansçısı Marie’nin yaşamı fakirlik ve talihsizliklerle dolu olsa da heykeli dans okullarında,operalarda ve çocuk kitaplarında kullanılan bir endüstri haline gelmiştir.Paris Bale Okulu’nda küçük fare olarak hayata başlayıp kaldırımlara düşen ve 34 yaşında hayata veda eden Marie,Edgar Degas’ın heykeli ile sonsuzluğa doğru ilerlemekte…