Merak Edilenler

007 JAMES BOND NAZİ HAZİNELERİNİN SAKLANDIĞI YERİ BİLİYOR MUYDU ?

Herkesin keyifle okuduğu ve ekrana yansıyan filmlerini keyifle izlediği James Bond.Konuşmaya “Benim adım Bond James Bond “diyerek başlayan ve her serüveninde bizi gizemli dünyalara sükükleyen James Bond,Yazar İan Fleming’in yaşadıklarından etkilenerek kaleme aldığı romanlarının baş kahramanıdır.Peki İan Fleming kimdir ve yazdığı romanlarının hepsi hayal ürünümüdür?

Fleming, II.Dünya Savaşı sırasında Kraliyet Donanmasında asistanlık yapmıştır.Donanmanın İstihbarat bölümünün başında Amiral John Henry Godfrey bulunmaktadır.Fleming bizzat amirale asistanlık yapmış ve üstün başarılarından sebep 1944 yılında 30 Komando ismiyle bilinen timin başına geçirilmiştir.Burada da yeteneklerini sergileyen Fleming daha sonra T-Force’un yönetimini üstlenmiştir.

Resimde Amiral Godfrey ve Asistani İan Fleming birlikteler.

İan Fleming,ordu içinde edindiği tecrübelerini sivil hayatında kaleme döktüğü romanlarına yansıtmıştır.İstihbarat ve teknik alanda uzmanlığı olan Fleming edindiği tecrübeleri romanlarının baş kahramanı olan James Bond’a uygulatmıştır. Biz,İan Fleming’in bir romanından bahsedeceğiz.Çünkü Fleming, konumuz olan Nazilerin hibe ettikleri altın ve tarihi eserlerden bu kitabında bahsetmektedir.

Tarihler 1 Nisan 1963’ü gösterdiğinde İan Fleming, “On Her Majesty’s Secret Service” isimli yeni romanını yayınlar.Bu romanda bir nazi subayının Tunus Yahudilerinden aldığı altınlardan bahseder.Sizce James Bond,Nazilerin ele geçirdiği altın ve tarihi eserlerin saklandığı yeri biliyor olabilir mi?

Araştırmacılar İan Fleming’in hayali olsa da James Bond romanında geçen bilgiler ışığında Tunus’a giderler.Tunus’un Djerba bölgesi yahudilerin yaşadığı bir adadır.Halkın genç nüfusu II.Dünya savaşı hakkında bilgiye sahip olmasa da yörenin ileri gelen yaşlı nüfusu Djerba’daki nazi baskısını çok iyi hatırlıyorlar.

Anlatılanlara göre Hitler,çok haz etmediği Erwin Rommel’i gözden ırak gönülden ırak mantığıyla Afrika Kolordusu başına geçirip Afrikaya gönderir.Rommel burada İngiliz birlikleriyle mücadele eder ve üstün başarılarından dolayı kendisine “ Çöl Tilkisi “ lakabı verilir.

Rommel Tunus’a geldiğinde Djerba’da yaşayan yahudi halka diğer yahudiler gibi işkence görmek istemiyorlarsa kendisine 10 Milyon Frank ödemelerini ister.Halk,Çöl Tilkisi lakabı almış bu zorba komutandan korkup parayı aralarında toplamaya karar verirler.İstenilen para miktarı çok yüksektir ve halk bu parayı ödeyemez.Bunun üzerine Djerbalı yahudiler yastık altındaki birikimlerini,kadınlar kollarındaki altın bileziklere kadar tüm ziynetlerini biraraya toplarlar.Adanın yahudi din adamları da sinegoglara bağış edilen altınları çıkarıp verirler.Toplanan altınlar 50 kilodur.Rommel altınları alıp gider.

Hitlerin savaş zamanı etraftan topladığı altınlar küçümsenmeyecek miktardadır.Bu altınlar arasında Djerba Altınları olarak bilinenler de yer alıyor.Djerbalılar altınlarını geri alamamış olsalar da araştırmacılar Nazi Altınlarının izini sürmeye devam ediyorlar.

Hitler sadece holokost değil büyük çaplı bir hırsızlığa da imza atmış diyebiliriz.Şimdi Tunus’tan Polonya’ya geçelim.

Nazi saldırısı başladığı anda Polonya’nın ileri gelen varlıklı aileleri ellerindeki değerli eşyaları saklamaya başlarlar.Czartoryski ailesi tüm kıymetli varlıklarını kırsalda yeralan çiftliklerine götürüp saklarlar.Lakin Naziler değerli eşyaların izini sürüp onları aileden alırlar.Bu eşyaların içinde üç büyük ressama ait olan tablolar da vardır.Leonardo Da Vinci’nin 1489- 1490 yıllarına ait olan “Lady With an Ermine” ( Kakımlı Kadın )

Rembrant’ın 1638 yılına ait “Landscape Wıth The Good Samaritan

“ Raphael’in 1513-1514 yıllarına ait “Portrait of a Young Man “ (Genç Adam Portresi ) yer almaktaydı.

Tabloları ele geçiren Naziler onları Nazi depolarında saklarlar.Almanlar savaşı kaybettiğinde müttefik kuvvetler bu depoları araştırır.Bazı depolar halen bulunamamış olsa da Czartoryski Ailesine ait bazı eşyalar ortaya çıkarılır.Da Vinci ve Rembrant tabloları aileye iade edilse de Raphael’e ait “Genç Adam Portresi” bulunamaz.O gün bugündür tablo kayıp eserler listesindeki yerini koruyor.Bulanlara ödül verileceği açıklanan kayıplar listesinde 800 adet kayıp eser vardır ki Raphael’in genç adamı bunlardan biridir.Tabloya bugün biçilen değer 100 Milyon Dolardır. Biz eserin değerini pahasıyla değil onu yapan ustanın yeteneğiyle değerlendiyoruz diyerek böylesi kıymetli başyapıtların kaybolmasından derin üzüntü duyuyoruz.Hayali kahramanımız 007 James Bond altın ve eserlerin yerini biliyor mu bilemeyiz fakat umarız birileri bu şahaserlerin yerini bulur ve onları sanatseverlerle tekrar kavuşturur

About the author

Hondorosa

14 Comments

Click here to post a comment